Templates by BIGtheme NET

SİNEMA-FİLM YORUMLARI: The Tragedy of Macbeth = Macbeth Trajedisi

Film 1971 ABD, Birleşik Krallık yapımlı, BİYOGRAFİ, TARİH, DRAMA Öğeli ve 140 dakika..Daha önceden “1979 Tess, 1988 Frantic” filmelerini beğenerek izlediğim Oscar ödüllü Fransız sinemacı Roman Polanski’nin yönetmenliğini yaptığı film ; İngiliz Şair William Shakespeare’in tarihsel olaylardan esinlenilerek 1606 yılında yazdığı değerlendirilen “Ayni isimli” Trajik oyunundan esinlenilerek yönetmenin de yazımına ortak olduğu senaryo üzerinden sinemaya uyarlanmış Gerçekçi bir öyküdür…

Daha önceden Shakespeare’nin sinemaya uyarlanan “Hamlet, Othello, The Merchant of Venice” Tregedyalarını izlemiş olan bendeniz, başka sinema uyarlaması yapılan Tregedya var mıdır diyerek yaptığım araştırmada 1916 yılından başlayarak onlarca sinema filmi, Tv dizisi, Edebi eser uyarlamaları yapılan, sayısız kez tiyatro oyunu olarak sahnelenen “Matbeth Tregedyası” içinden en başarılı uyarlama olarak kabul edilen bu filmi seçerek izlemeye karar verdim..Bundan sonra bakalım Hangi ‘Shakespeare’ uyarlamasını izleyeceğim ? 🙂

William Shakespeare (D.1564- Ö.1616) yaşadığı dönemde Ülkesinde durmak bilmeyen huzursuzlukların etkisiyle geçmiş taht kavgalarından örnekler vererek halkı olası bir içsavaş tehlikesine karşı uyarmak isteğiyle bazı tarihsel trajedilerde yazmıştır.. Bunlardan biri bu filme adını veren “Macbeth” ile daha önceden yazdığı ve 1955 yılında sinemaya da uyarlanan “III. Richard” Tragedyalarıdır..

Shakespeare bu eserini yaşadığı dönemde ; “İskoçya, İngiltere ve İrlanda Kralı olan 1.James (D.1566 – Ö.1625)” başta olmak üzere tüm Protestan Aristokratları öldürmek maksadıyla ‘Robert Catesby ve Guy Fawkes’ liderliğinde ki 12 kişilik Katolik bir çetenin 05 Kasım 1605 tarihinde Parlemanto binasını havaya uçurarak halk ayaklanmasıyla gerçekleştirmek istedikleri kimilerine göre ‘Karşı Reform” kimilerine göre tarihte “Barut Komplosu” olarak bilinen başarısız Suikast eylemlerinden sonra yazmıştır ki Amacı ; “Mutlak güce sahip olmak isteyen Devlet yöneticilerinin İhtiraslarının esiri olarak nasıl yoldan çıkarak kendi sonlarını hazırlayabileceğine dikkat çekmektir

Shakespeare bu amacını Suikast eylemini doğrudan merkezine alarak kurguladığı bir öykü üzerinden değil de İngiliz tarihçi Raphael Holinshed’in (D.1529-Ö.1580) 1570’li yıllarda yazdığı ve o dönemde İngiliz tarihi için en geçerli başvuru kaynağı kabul edilen “İngiltere, İskoçya ve İrlanda Kronikleri” kitabında geçen “Macbeth” isimli İskoçyalı bir General ile “Kral Duncan” karakterleri üzerinde bazı değişiklikler yaparak anlatmaktadır Kİ “Kötülük” kavramını etkili bir şekilde yansıtmak için orijinalinden tamamen farklı karakterler olarak kurgulanmıştır..

Referans Kitapta ki gerçek ‘Macbeth’ karakteri ‘Mac Bethad mac Findlaich’dir’ (D.1010 Ö.1071)..Kurnaz ve güçlü bir siyasetçi olarak İskoçya halkına kendisini kabul ettirmiş ve hüküm sürdüğü dönem boyunca (1040-1071) İskoçyalılar’ın refah ve huzur dönemi olarak tarihe geçmiştir.. İngilizler’den destek alan başka bir İskoç soylusu Malcolm’la yaptığı savaşta ölmesinden sonra Iona Adası’ndaki kral mezarlığına gömülmüştür..Filmde ise korkusuz bir savaşçı iken kapıldığı Siyasi İktidar Hırsıyla bilinçli olarak sürdürdüğü kötülüklerin kendisine ve çevresine verdiği fiziksel ve Psikolojik zararlar üzerinden acınacak bir duruma düşen orijinalden farklı bir Kralı yansıtmaktadır..

Diğer karakter İskoç Kralı ‘Duncan’ ise 1034- 1040 arasında Hüküm sürmüş gerçek İskoç Kralı ‘Donnchad mac Crinaina’dır (D.1001 – Ö.1040) Kİ güçsüz ve beceriksiz bir Kral olarak İskoç halkı tarafından sevilemeyen bir Kraldır..Bu nedenel İskoçya tahtı üzerinde hak iddia edebilecek konumda olan kuzeni “Macbeth” tarafından öldürülmüştür..Filmde ise Bir kralın sahip olması gereken erdemlerin tümünü kendisinde toplayan, etrafındakilerin saygı ve sevgi sadakatle hizmet ettiği, layık olanları cömertçe ödüllendiren bir hükümdardır ve “Macbeth’in” İktidar Hırsı yüzünden ihanet edilerek öldürülen Kral olarak yansıtılmaktadır..

Öykümüz ; Üç Cadının hançer kavrayan kesik bir kolu bazı kehanet içeren sözler eşliğinde toprağa gömmesi sonrası akan Giriş Jenerik yazıları arkasında bizlerin göremediği kanlı bir savaşın ürpertici sesleriyle başlıyor..Dürüst, Onurlu ve Kralına sadık bir savaşcı olan İskoç/ Glamis Beyi Macbeth, yakın arkadaşı Banquo liderliğinde ki ordu ile ülkelerini işgale gelen Norveç ordusunu yenerek İskoç Kralı Duncan’ın takdirine mazhar olmuş ve Kral tarafından Cawdor Baronluğu ile Onure edilmiştir..

Macbeth’in trajedisi de bundan sonra başlıyor : Gerek karşısına cıkan kahin cadıların gelecekte kendisinin Kral olacağı kehanetinde bulunması gerekse eşi Lady Macbeth’in kendisini kışkırtmasıyla İskoç tahtına oturmak için yaptığı planı uygulamaya koymasıyla öykümüz gelişerek devam edecektir..Bu gelişim süreci içinde Matbeth’in Dürüst ve onurlu savaşçı kişiliğinden içine düştüğü iktidar ve İktidarlığını koruma hırsı üzerinden hem nasıl paranoyaklaşarak Zorba bir Krala dönüştüğünü hem de kendine duyduğu aşırı güven duygusunun neden olduğu trajik sonunu izleyeceğiz..

Öykü de Öne çıkan karakterler ; İskoç/ Glamis Beyi Macbeth (Aktör Jon Finch) ve eşi Lady Macbeth (Aktris Francesca Annis) ile yakın arkadaşı Banquo (Aktör Martin Shaw), İskoç Kralı Duncan (Aktör Nicholas Selby) ve yerine varis olarak seçtiği büyük oğlu Malcolm (Aktör Stephan Chase) ile Sadık generali Fife Baronu Macduff’tur (Aktör Terence Bayler)

Gelelim bu öyküden ne Kıssa çıkardığımıza ? Replik ; “İyi, Kötüdür..Kötü de İyi !” Bu replik üzerinden kötülük ve iyilik kendi kendine var olan doğaüstü kavramlar değildir.. İnsanoğlunun davranışlarıyla var ettiği bir durumdur..Her insan içinde barınan İhitras ve kötülüğün uyanmasıyla her türlü dalavereyi ve planı acımasızca uygulayarak iyiyken kötü olabileceği gibi Kötülüktan kaçınarak iyi olma vasıflarını da koruyabilir.

Evet insanın yapısında aşırı hırs ve ihtiras varsa içinde Vicdan barınamayacağı için tehlikelidir..Çünkü Onlar Hedeflerine ulaşmak için her şeyi mübah görürler Kİ Siyasette de böyledir. Siyaset basamaklarını kazandıkları başarılarla değil de Allem kullem işlerle çıkanlar ne oldum delisi olurlar ve konumlarını kaybetmemek için deri değiştiren yılanlar gibi her gün başka kimliklere bürünerek kazandıklarını zannederler ama aslında keybedenlerden olduklarını zamanı gelince ağır bedeller ödeyerek öğrenirler..Önemli olan makam ve mevkiilerin söz de değil öz de hakkını vererek sadece yaşarken değil öldükten sonra bile sevilen bir lider olarak kalmayı başarabilmektir..

Fragman (Trailer) için Tıklayın


 

Kaynak: Kadir Ulubey

PaylaşShare on Facebook3Tweet about this on TwitterPin on Pinterest0Share on Google+0Email this to someonePrint this page

Hakkında Editör

Editör
Bu hesap, Avusturya Günlüğü'nün haber akışını sağlayan editör hesabıdır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

ăn dặm kiểu NhậtResponsive WordPress Themenhà cấp 4 nông thônthời trang trẻ emgiày cao gótshop giày nữdownload wordpress pluginsmẫu biệt thự đẹpepichouseáo sơ mi nữhouse beautiful