Viyana’da gerçekleştirilen anma törenine çok sayıda diplomat, misyon temsilcisi ve Avusturya’da faaliyet gösteren Türk sivil toplum kuruluşlarının (STK) temsilcileri yoğun katılım gösterdi. Programda konuşan Türkiye Cumhuriyeti Viyana Büyükelçisi Dr. Gürsel Dönmez, Türkiye’nin kuruluşundan bu yana maruz kaldığı dış odaklı saldırılara ve 15 Temmuz gecesi sergilenen eşsiz direnişe dikkat çekti.
"Devletimiz ve Milletimiz Üzerindeki Oyunlar Hiç Bitmedi"
Büyükelçi Dönmez, konuşmasına Cumhuriyet tarihimizin kuruluşundan bu yana devletimiz ve milletimiz üzerindeki dış baskılara vurgu yaparak başladı:
"İstiklal mücadelemizden bu yana yabancı odakların devletimiz ve milletimiz üzerinden ellerini hiç çekmediklerini, milli irademize darbeler vurmaya çalıştıklarını biliyoruz. Geçmişte kardeşi kardeşe kırdırmaya çalıştılar; sağ-sol ayrışmaları bunun bir örneğiydi ve hafızalarımızda acı travmalar bıraktı. 1970’lerde diplomatlarımızı hedef alan ASALA terörü, 80’lerde ve sonrasında sahneye çıkan PKK, ardından DEAŞ ve FETÖ... Bütün bu taşeron örgütlerin arkasında aslında aynı odakların olduğunu başından beri görüyoruz."
"Tarihimizin En Ağır İhanetlerinden Biriyle Karşı Karşıya Kaldık"
2015-2016 yıllarında Başbakanlık Dış İlişkiler Başkanlığı ve Başbakan Başmüşavirliği görevlerini yürüttüğü döneme değinen Büyükelçi Dönmez, o süreçte çok kritik günlerin yaşandığını belirtti. 15 Temmuz 2016 gecesinin Türk tarihinin en ağır ihanetlerinden biri olduğunu vurgulayan Dönmez, şunları kaydetti:
"Devletimizin kurumlarına yıllar içinde gizlice sızan FETÖ terör örgütü mensupları, aziz milletimizin esaret tanımaz büyüklüğünü hesaba katmadılar. O karanlık gecede doğrudan Gazi Meclisimize, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne, Gölbaşı’ndaki emniyet birimlerimize, istihbarat kurumlarımıza ve sokaktaki masum vatandaşlarımıza saldırarak ağır bir darbe girişiminde bulundular."
"Şehitlerimizi Rahmet ve Minnetle Anıyoruz"
Konuşmasında 15 Temmuz gecesine dair kişisel tanıklıklarını da paylaşan Dr. Gürsel Dönmez, o gece yaşanan acı kayıplara dikkat çekerek sözlerini şöyle tamamladı:
"O gece ben de İstanbul ve Ankara'daki dostlarımla bu ihaneti birebir yaşadım. Tıpkı değerli dostum Erol Olçok ve oğlu Abdullah Tayyip Olçok gibi vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor, kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Milletimiz, o geceki destansı kararlılığıyla devletine ve iradesine sahip çıkmıştır."
Program, Büyükelçi Dönmez'in konuşmasının ardından şehitlerimizin aziz ruhlarına ithafen okunan dualarla sona erdi.